SİTE: Ana Sayfa
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Hamileler Kulubü

Montessori Veli İnisiyatifi Okulu- Türkiye' de Bir İlk

         alt

Çocuklarını mevcut okullardan farklı bir dünya görüşü ile eğitmek isteyen ebeveynlerin bir araya gelerek bir dernek kurmaları ve buna bağlı olarak açılan okullar anlamına gelmektedir. Montessori okulları, Waldorf okulları, Frené Okulları dünyanın bir çok yerinde bu şekilde kurulan okullardır.

 Bu dernekleri destekleyen ve uygulanacak eğitim konusunda destek veren üniversite hocaları bulunmaktadır. Bunlar “bilimsel kurul” adıyla anılırlar ve derneğin kurmayı planladığı okullara program hazırlamakla görevlidirler.

 Dernek çeşitli yollardan para sağlar. Bu para öğretmen maaşları, personel giderlerini, eğitim materyalleri, okulda kullanılacak diğer masrafları karşılar. Bu masraflar da;

 *Sponsorlardan,

*Okulda yapılacak çeşitli eğitim, konferans vb gelirlerinden,

*Derneğin kermes vs. gibi aktivitelerinin gelirlerinden,

*Öğrencilerden alınacak aylık katkı payından karşılanır.

 • Özel okullar, ebeveynlere kendilerini beğendirmek için uğraşırlar, oysa Montessori okulları bir ebeveyn okulu gibi çalışır. Okulda uygulanan prensipler veliyle el ele sürdürülür.

 • Veli İnisiyatifi okullarında Montessori felsefesi özgürce uygulanabilinir.

 Türkiye'de Bir Veli İnisiyatifi Montessori Okulu

 Türkiye'de bir ilki gerçekleştirecek olan 'veli inisiyatifi montessori okulu' projemiz, eğitim kurumundaki 'patron' kavramının çıkartılmasıyla, müşteri-patron yapısı yerine, bir veli-eğitimci-öğrenci ilişkisini içeriyor.

 Bu sistemde,kuracağımız dernek ve anaokulu ile Almanya'daki İngolstadt Montessori okulunun kardeş okulu olacağız ve Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneğinin denetiminde ve eğitim desteğinde olacağız.

 Dernek yönetiminde üyelerin tümünün söz hakkı olmakla beraber, derneğin yönetimi yönetim kurulu ve bu yönetim kurulunu denetleyen denetim kurulundan oluşuyor. Bununla birlikte okulun yönetimi, yönetim kurulunun denetlediği, profesyonel yöneticiler tarafından yapılacaktır.

 Derneğin eğitim alanındaki danışmanlığını ve denetimini, Almanya'daki Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneği, Türkiye'deki bu konuda eğitim veren üniversite profesörleri ve Emel Çakıroğlu Wilbrandt yapacaktır.

 Dernek bünyesinde ayrıca yer alacak, Pedagojik Danışma Merkezi, Terapi Merkezi, Etüt Merkezi derneğe katkı sağlarken bu yapılardan bir diğeri olan Pedagojik Akademide, Montessori eğitmenleri yetiştirilecek böylece ilerisi için, hem eğitim sektöründeki öğretmen açığı giderilecek hem de derneğe katkı sağlanacaktır.

Yapı ve Yönetim

Türkiye'de bir ilki gerçekleştirecek olan 'veli inisiyatifi montessori okulu' projemiz, eğitim kurumundaki 'patron' kavramının çıkartılmasıyla, müşteri-patron yapısı yerine, bir veli-eğitimci-öğrenci ilişkisini içeriyor.

 Bu sistemde,kuracağımız dernek ve anaokulu ile Almanya'daki İngolstadt Montessori okulunun kardeş okulu olacağız ve Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneğinin denetiminde ve eğitim desteğinde olacağız.

 Dernek yönetiminde üyelerin tümünün söz hakkı olmakla beraber, derneğin yönetimi yönetim kurulu ve bu yönetim kurulunu denetleyen denetim kurulundan oluşuyor. Bununla birlikte okulun yönetimi, yönetim kurulunun denetlediği, profesyonel yöneticiler tarafından yapılacaktır.

 Derneğin eğitim alanındaki danışmanlığını ve denetimini, Almanya'daki Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneği, Türkiye'deki bu konuda eğitim veren üniversite profesörleri ve Emel Çakıroğlu Wilbrandt yapacaktır.

 Dernek bünyesinde ayrıca yer alacak, Pedagojik Danışma Merkezi, Terapi Merkezi, Etüt Merkezi derneğe katkı sağlarken bu yapılardan bir diğeri olan Pedagojik Akademide, Montessori eğitmenleri yetiştirilecek böylece ilerisi için, hem eğitim sektöründeki öğretmen açığı giderilecek hem de derneğe katkı sağlanacaktır.

Montessori eğitimini benzersiz kılan şey, onun bütün çocuk yaklaşımıdır. Montessori programının başlıca hedefi, her çocuğun,yaşamının tüm alanlarında tam potansiyeline erişmesine yardımcı olmaktır. Faaliyetler, zihinsel hazırlığı olduğu gibi, sosyal becerilerin gelişimini, duygusal gelişmi ve fiziksel eşgüdümü de destekler. Özel eğitimli bir öğretmenin yönetimi altındaki bütünsel eğitim programı çocuğun öğrenmenin mutluluğunu yaşamasını sağlar, ona öğrenim sürecinin keyfini çıkarması için zaman tanır, öz-saygısının gelişmesine olanak verir ve çocuklara kendi bilgilerini kendilerinin çıkardıkları deneyimler sunar.

 Dr. Montessori'nin gelişimsel olarak uygun yaklaşımı, her çocuğun programa uyması yerine, program her bir çocuğa uyacak şekilde tasarlanmıştır. Her çocuğun bireyselliğine saygı göstermek, bu okulun felsefesinin özünü oluşturur. Ve bu saygı güven içeren ilişkilerin gelişimine götürür.

 Montessori kurumu öğretmeleri de eğitir. Dünyanın pek çok ülkesinde binlerce Montessori Okulu vardır. Montessori okulları dünyada genellikle veli inisiyatifi ile kurulur.

Montessori eğitimi nedir?

Montessori eğitimi; “Çocuğa hazırlanmış bir çevrede kişiliğini oluşturmak için özgürlük tanıyarak kişiliğinin gelişim sürecinin desteklenmesi ve ortaya çıkarılması için, bireyin kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan bireye özgü adil bir eğitimdir. Yani Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Bunu açıkça şu şekilde ifade etmektedir: “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.”

 Çocuğum Montessori-Pedagojisi’ne niçin gerek duyar?

Çocuklarını bir Montessori anaokulu’na mı yoksa farklı bir okula mı göndermeleri gerektiğini düşündüklerinde, ebeveynler kendilerine doğal olarak bu soruyu soruyorlar.

 Yanıt insan ve çocuk gelişiminin temel olgusunda yatmaktadır; her çocuk, kendine özgü bir gelişime sahip bireysel bir kişiliktir. Ebeveynlerden ve eğitimcilerden bireysel özelliklerine uygun bir eğitim beklemektedir. Montessori-Pedagojisi bunu sağlayabilir.

 İki ya da daha fazla çocuğa sahip tüm ebeveynler her çocuğun farklı olduğunu çoğu kez daha doğumdan itibaren bilirler. Doğum sonrasında bir çocuğun diğerinden daha erken ya da daha geç oturmayı, konuşmayı ya da yürümeyi öğrendiği gözlemlenir. Bu normal bir olgudur.

 İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) bu olguyu daha bu yüzyılın başlarında fark etti ve her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirmiştir.z; çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagojidir.

 Diğer eğitim felsefelerinden farkı nedir?

Eğitimin giderek öğretmen merkezli,pasif ve ezberci olduğu; bundan da öte eğitimin robot insanlar yetiştirdiği yönündeki eleştiriler son birkaç on yıldır daha yüksek sesle dile getirilmektedir. Ayrıca, eğitimin hemen her ülkede yaratıcılıktan uzak, problem çözemeyen,bilgi deposu ancak bu bilgileri nerede ve nasıl kullanacağını bilmeyen tek düze insanlar yetiştirdiği de söylenmektedir. Bu duruma çözüm olarak da, öğrenci merkezli, aktif, yapılandırmacı ve çoklu zekaya dayanan eğitim yaklaşımları önerilmektedir.

Bu bağlamda Montessori Eğitimi çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir eğitim sistemidir. Montessori yönteminin temel ilkeleri ise çocuğun doğuştan sahip olduğu kendisini geliştirme potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Bunlar; emici zihin, gelişimdeki duyarlı dönemler, tekrarın önemi, önceden hazırlanmış bir çevrenin gerekliliği, çocuğu iç disipline yönelten bir özgürlük anlayışı, dikkatin yoğunlaşması, çalışma şevki ve sevinci, çocuğun toplumsal bir varlık olarak gelişmesidir. Günümüzde hemen her kesimden insanlar tarafından arzulanan eğitim anlayışı da bundan farklı değildir.

 Özetle çocuğu merkeze almayan eğitim anlayışlarının başarısızlıkla sonuçlanacağı bir gerçektir. Montessori’nin ileri sürdüğü yöntemin merkezinde çocuk bulunmaktadır; öğretmen, çocuğun hizmetinde olan ve ihtiyaç duyduğunda çocuğa yardımcı olan bir yetişkindir.

 Montessori okulunun diğer okullardan farkı nedir?

Günümüzde Montessori Eğitiminin diğer eğitimlerden tek farkı sanki materyallermiş gibi düşünülmektedir. Oysa materyaller Maria Montessori’nin bizzat vurguladığı gibi özel durumlarda keşfedilmiş ve geliştirilmiştir. Bu nedenle materyallerde yatan felsefeyi bilmeden onu çocuğun kullanımına sunan bir okulda hiç de beklenen sonuçları vermemekte ve bu nedenle işe yaramaz izlenimi uyandırmaktadır.

 Montessori eğitim materyalleri ancak uygun koşullar oluştuğunda ve belli bir felsefi

düşünce ile çocuğa sunulduğunda gerçekte bir anlam ifade ederler. Bu koşullar da

Montessori eğitiminin çocuğa bakışı ve antropolojisinde yatar.

 Montessori eğitiminde eğitimin amacının çocuğun yetişkinden bağımsızlaşması olduğu ve çocuğun kendisini eğiteceği bir potansiyeli bulunduğuna inanılır. Materyallerle çocuk için hazırlanmış olan çevrede bulunan çocuklar;

 • Çalışacakları yeri belirlemekte

• Çalışacakları arkadaş tercihinde

• Çalışacakları süreyi belirlemekte özgürdürler.

 Tüm bu özgürlüklerin kullanımında tek bir sınır diğerlerinin alanına girmemek kimseyi rahatsız etmemek vardır. Bu da demokrasinin temelidir. Bu kurallara çocuğun hayatındaki öğretmen de dahildir. Böylece çocuk kuralları çevresindeki uygulamalardan öğrenecektir.

 Disiplin özgürlükten kaynaklanan bir sorumluluk duygusundan gelir. Böylece içselleştirilir.

Montessori eğitimi çocuğumda nasıl bir gelişme, değişiklik yapacak?

Maria Montessori yetişkin insanın çocuklara kendi çocukluklarını unuttukları için

önyargılı baktıklarını saptamıştır. Eğitim kuramını gerçekleştirirken yaptığı gözlemler sonucu aslında çocukların hiç de sanıldığı gibi;

 • Ödül ve cezaya

• Gereksiz uyarılara ve konuşmalara

• Hatalarının düzeltilmesine

gereksinim duymadıklarını saptamıştır.

 Tüm bunları çocuklara öğreten aslında yetişkindir. Düşünülecek olursa her anne ya da çocukla ilgilenen insan bunun ne kadar doğru olduğunu fark eder. Çocukları her alanda dışa bağımlı hale getiren biz yetişkinleriz. Karnını doyurmak, tuvalet eğitimi…gibi en doğal durumları bile abartılı takdirlerle karşılayarak çocukları ödül beklentisine bağımlı hale getiririz. Oysa Montessori’ye göre çalışmak ne dışarıdan empoze edilmekle ne de başkası için yapılmayıp çocuğun zihnini çevreyle bütünleştirmektedir. Bu nedenle çocuklar okulda başkalarının hoşuna gidecek şeylerle meşgul olmayıp kendilerini oluşturacak, geliştirecek işlerle meşgul olmaktadırlar. Bu yüzden de ödül ya da hataların düzeltilmesine gereksinim duymayan kendisine güvenen bir kişilik geliştirebilmektedirler.

 Hangi yaş aralığını kapsar?Amerika ve Avrupa’da lise düzeyinde okullar vardır. Montessori’ye göre çocuğun gelişimi; 0-6, 7-12, 13-18 yaşlarda önemli ve farklı aşamalar geçirmektedir. Her gelişim evresinde çocuğun gereksinimleri farklılaşmakta olduğundan bu dönemlerde çocukla ilgilenen kişilerin davranışları ve okulda çocuğa sunulan imkanlar buna göre ayarlanmak zorundadır.

Bizler, çocuklarımızın kişiliklerine ve yeteneklerine olabildiğince az hasar gelerek

büyümelerini sağlamak, öz güveni tam, kendi ile barışık, araştırmacı bireyler olarak

gelişebilmeleri için şu ana kadar süregiden durumdan daha iyi bir alternatif oluşturmak üzere, Emel Çakıroğlu Wilbrandt’ın eğitim danışmanlığında bir araya geldik.

 Öncelikle, çocuklarımızın en önemli yaşlarında ilk eğitimlerini alacakları "anaokul"u oluşturmak için bir veli inisiyatifi montessori anaokulu projesine başladık.

 

iletişim:

Seda Aydın Ödüklüoğlu

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

+905324737028